Neden Kaşınıyorum? Kaşıntı Türleri , Kaşıntı Tedavisi!

2011-10-06 23:43:00

 

En sinir bozucu rahatsızlıklardan biridir kaşıntı,Uyurken Yürürken çoğukez bilmediğimiz nedenlerle kaşınırız... Peki Kaşıntının nedenleri nelerdir ve kaşıntıyı yaratan sebepler nelerdir?

 

Kaşıntı:

Türk dil kurumunun büyük Türkçe sözlüğünde kaşıntının deriyle alakalı bir durum olduğu yazılıdır. Tıp dilinde de bu böyledir ve kaşıntı derimizde meydana gelen bir tür yan etkidir. Peki, kaşıntı nasıl olmaktadır? Derimizde meydana gelen kimyasal birikintiler o bölgedeki işleyişi ve düzeni bozarlar. Eğer derinin bu bölgesindeki kimyasal birikintiler deriye yayılabilirse kimyasal yük derinin diğer alanları arasında bölüşülecek ve kaşıntı ortadan kalkacaktır. Çünkü kimyasal etki dağıldıkça yoğunluğu azalacaktır.

 

Derimizin bir bölgesinde kimyasalların birikmesiyle kaşıntı hissi devreye girer ve bizler ellerimiz veya bir başka kaşımaya yarayan cisimle bu bölgeyi kaşırız. Kaşıma işlemi sonucunda kaşınan yerdeki kimyasal maddeler derinin diğer yönlerine doğru dağıtılmış olur. Böylece birim alanda azaltılan kimyasal yoğunluk durumu kaşıntının da azaltılması veya ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir.

 

Kaşıntı Nedenleri Nelerdir?

  • Yediğimiz bir şeye olan alerjimiz,
  • Tahriş edici bir gazın deriyle teması,
  • Giydiğimiz bir kazaktaki bir maddeye derimizin verdiği tepki,
  • Derimizde yaşayan herhangi bir asalak(bit, pire, uyuz) ,
  • Ani ısı değişimleri,
  • Deriye yapılan basınçlar,
  • Bir böceğin sokması veya ısırması,
  • Bir kozmetik ürünün derimizi tahriş etmesi

Bütün bunlardan bağımsız olarak ruhsal durumumuz da kaşıntıya neden olan faktörlerdendir.

 

Kaşıntı Tedavisi:

Kaşıntının tedavisi için öncelikle kaşıntıya neden olan faktörün ortaya çıkartılması gerekmektedir. Kaşıntıyı oluşturan faktör ortadan kaldırılırsa kaşıntı kendiliğinden iyileşecektir. Bunun yanı sıra kaşıntıyı bastıracak geçici müdahaleler de tedavide önemli bir etkendir. Şöyle ki basınç nedeniyle oluşan kaşıntılarda kişi kaşınan yere dokundukça kaşıntı şiddetlenecek, kaşıntı şiddetlendikçe kişi kaşımaya devam edecektir. Bu kısır döngünün kırılması aslında kaşıntının son bulmasıyla sonuçlanır. Ancak özellikle çocuklarda kaşıntıya son verecek “kaşımama iradesi” gerçekleştirilemez. Bu durumda çeşitli iğne, ilaç ve şuruplar yardımıyla kaşınma duyusu engellenir.

 

Ne Tür Kaşıntılar Vardır?

Yazımızın giriş kısmında kaşıntının deriyle alakalı bir durum olduğunu yazmıştık. Bu durumda kaşıntı derimizde meydana gelmektedir diyebiliriz. Diğer bir deyişle kaşıntı derimizin olduğu hemen hemen her yerde oluşabilen bir yan etki(hastalık belirtisi)dir. Kanıtı bütün derimizi ilgilendiren bir durum olmasına rağmen daha iyi anlaşılması açısından sınıflandırılmıştır. Bunlar

  • Yaygın Deri Kaşıntısı,
  • saç kaşıntısı,
  • Göz kaşıntısı,
  • Burunda kaşıntı,
  • Yüzde kaşıntı,
  • Kulak kaşıntısı,
  • Ayakta kaşıntı,
  • Vajinal kaşıntı,
  • Penis ve çevresinin kaşıntısı,
  • Kasık kaşıntısı,
  • Meme kaşıntısı,
  • Anüs kaşıntısı,
  • Olmak üzere sıralanabilmektedir.

DİKKAT!!! Bu alanlarda oluşan kaşıntılar bazen karakteristiktir ve sadece belirli türden hastalıkları işaret etmektedirler.

 

Yaygın deri kaşıntısı:

Yaygın deri kaşıntısı çok sık rastlanan bir durumdur. Kaşıntıya neden olan durumlar hemen hemen bütün vücudumuzu etkileyebilir ve yaygın deri kaşıntısına neden olur. Yaygın deri kaşıntısının sebepleri arasında ürtiker, sedef hastalığı, çeşitli immünal rahatsızlıklar, parazitler sayıla bilir. 

 

Saç kaşıntısı:

Genelde saç derisinde meydana gelen deformasyonlar nedeniyle oluşur. Farklı veya uygunsuz sabun ya da şampuan kullanmak, alerjik durumlar, saç derisinde meydana gelen yaraların iyileşmesi sırasında, banyo yaparken aşırı sıcak su kullanmak, yine banyo esnasında saç dersini tırnaklamak, aşırı efor(güç kullanımı) sonrasında ani bastıran ter, saçdaki bit-pire-uyuz gibi paraziter durumlar saç derisi kaşınmasına neden olmaktadır. Bütün bunların yanı sıra hastalıklar da saç derisinde kaşıntılara neden olan etkenlerdendir.

 

Göz Kaşıntısı:

Göz oldukça hassas olan bir organımızdır. Işık yoğunluğu, ışığa duyarlılık, çiçeklerden yayılan polenlere olan alerji, çeşitli mikrobik hastalıklar, çeşitli mikro organizmalar, ani ısı değişikliği, kimyasalların göze kaçması, vücutla ilgili birçok metabolizmal rahtsızlıklar ve bazı göz kusurları gözdeki kaşıntıyı tetiklemektedir. Göz kaşıntısının tedavisi kaşıntıya neden olan etkiyi bulduktan sonra mümkün olabilmektedir. Bunun için detaylı bir araştırma sürecinin hastanelerin ilgili bölümlerinde sürdürülmesi çok önemlidir.

 

Burun Kaşıntısı:

Biz bir olayı veya bir fikri anlatırken karşımızdakinin burnuna dokunduğuna sık sık şahit oluyorsunuzdur. Bu durum karşınızdakinin size katılmadığını gösteriyor. Mekanizma çok basittir. Size katılmayan arkadaşınızın kalp atışları ani ve düzensiz değişiklikler gösterir. Bu değişiklikler damarlarda ve kılcallarda da değişikliğe neden olur. Çok hassas olan burun kılcalları bu durumdan doğrudan etkilenir ve burunda kaşıntı meydana getirir. Gördüğünüz gibi çok hassa olan bir yapıdan söz ediyoruz. 

 

Yüz de Kaşıntı:

Vücudumuzun açıkta kalan kısımlarından olan yüz bölgemizde aynı zamanda kılcal damarlar da bolca bulunmaktadır. Yüz bölgemiz, çok yüzeyden seyreden bu kılcallar nedeniyle çok küçük değişikliklerden etkilenir. Ortamdaki tahriş edici gazlar, yüzümüzdeki sivilceler, tıraş sonrası sabun veya kimyasal madde artıkları yüz kaşıntısını tetikleyen faktörlerdendir.

 

Kulak Kaşıntısı:

Kulak kaşıntısı dediğimizde kulağımızın dış kepçe kısmında meydana gelen kaşıntıyı kastetmiyoruz. Kulağımızın iç kısmı yani kulak zarına yakın kısmında ya da kulak yolunda meydana gelen kaşıntıları kast ediyoruz. Kulak kaşıntısına neden olan etkenler çok çeşitlidir. Viral hastalıkların başlangıç aşamaları ve yine bu tür hastalıkların iyileşme süreci, kulak yolunda biriken kirler veya pislikler, çeşitli parazitler, kulağa kaçan böcekler veya kauçuk kulak tıkaçları bu etkenlerdendir. Kulak kaşıntısı dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Hassas organlarımızdan olan kulağımızın korunması ve kollanması çok önemlidir.

 

Ayak Parmağı Kaşıntısı:

Özellikle ayak parmaklarının üzerinde kıllı bölgede veya ayak parmaklarının arasında kaşıntı meydana gelebilir. Ayak parmaklarının üzerinde meydana gelen kaşıntılar bir tür karaciğer rahatsızlığından kaynaklanıyor olabildiği gibi bu bölgedeki tüy diplerinin tahrişi de ayak parmağı kaşıntısına neden olmaktadır. Diğer bir ayak parmağı kaşıntısı etkeni ise ayak mantarlarıdır. Sürekli kapalı kalan ayakların parmak aralarında oluşan mantar enfeksiyonları şiddetli parmak kaşıntılarına neden olabilmektedir. 

 

Vajinal kaşıntı:

Vajinal kaşıntının sebepleri genelde birbirinin aynısıdır. Vajinal iltihaplar, vajinal mantarlar, kasık bitleri, yenilen veya içilen bir şeyin yaptığı alerji, mayasıl bunlardan bazılarıdır. Günümüzde özellikle prezervatif kullanımının artmasıyla birlikte bir de lâteks alerjisi ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu prezervatiflerde kullanılan çeşitli kimyasal maderler de alerjiye ve dolayısıyla kaşıntıya neden olan faktörlerdendir. 

 

Penis çevresi Kaşıntısı:

Erkek bireylerde cinsel bölgenin kaşıntısı genelde alerji ve Viral hastalıklarla açıklanır. Erkek bireylerde penis veya er bezlerinin kaşındığı nadir görülen durumlardandır.

Kasık Kaşıntısı:

Kasıklar ve apış arası dediğimiz yerlerde meydana gelen kaşıntıların sorumlusu sıklıkla parazitlerdir. Kasık biti gibi parazitler ciddi kaşıntılı durumlara neden olabilmektedir. Mantar enfeksiyonlarının yanı sıra isilik gibi durumlar da kaşıntıya neden olan olgulardan bazılarıdır.

 

Meme kaşıntısı:

Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda, adet dönemlerinde kızlarda, hamilelik geçirenlerde ve emziren annelerde sıklıkla görülen bir durumdur meme kaşıntısı. Nedenleri çok değişiklik gösterse de genelde meme kaşıntısını ortaya çıkartan faktör büyüyen ve gelişen meme uçlarıdır.

Anüs Kaşıntısı:

Mayasıl anüs kaşıntılarına neden olan en büyük etkendir. Ancak anüs kaşıntısının tehlikeli olduğu durum Hemoroit yani basur olarak bilinir. Diğer bir anüs kaşıntısı nedeni ise parazitlerdir. Bağırsaklarda yaşayan parazitler günün belli kısımlarında anüsten dışarıya çıkarak burada kaşıntıya neden olabilmektedir. Her halükarda anüs kaşıntısına dikkat edilmelidir. Doktorunuza danışmak yapabileceğiniz en iyi şeydir.

 

Sonuç olarak:

Kaşıntının ciddiye alınması için kaşıntının 3–4 günden fazla ve giderek artan şiddette devam etmesi gerekmektedir. Bazı durumlarda kaşıntı geçici bir etkidir ve birkaç gün süren bir rahatsızlıktan sonra iyileşir. Bütün bunların yanı sıra kaşıntı nadir olarak kalıcı sorunlara neden olur. Bunlar vücudun görünür yerlerindeki izlerdir. Bu izler estetik kaygılara neden olabilmektedir. Kaşıntı tedavisinde sürekliliğin yanı sıra doğru müdahale de çok önemlidir. Süreklilik sizin verilen ilaçları doğru ve zamanında kullanmanızla alakalıdır. Doğru müdahale ise doktor gözetiminde gerçekleşen bir tetkik ve tedavi süreciyle mümkündür.

5433
0
0
Yorum Yaz